İçeriğe geç

Askerlik kaç kilo üstü alınmıyor ?

Askerlik Kaç Kilo Üstü Alınmıyor? Bir Genç Yetişkinin Hikâyesi

Askerlik… Bu kelime, bir yanda geleneksel bir sorumluluk, bir yanda ise sonsuz belirsizlikler barındıran bir yolculuk. Kayseri’de büyüyen ve hayatta her şeyin çok erken gelip geçebileceğini fark eden biri olarak, askerlik bir dönüm noktasıydı benim için. Geçenlerde askere gitmek için sağlık raporu alırken, bir şey fark ettim: “Askerlik kaç kilo üstü alınmıyor?” diye soran birçok kişi vardı. O an aklıma geldi, çünkü sağlık raporunu almak için hastaneye gittiğimde, “Bir dakika, önce boyunuza, kilonuza bakacağız” dediler. O an sanki dünyam bir anda hızla döndü. Kilo meselesi, bir anda hayatımın en büyük sınavına dönüştü. Bu yazıda, askerlik yolunda yaşadığım bu duygu yüklü anı ve içsel çatışmalarımı paylaşmak istiyorum.

İlk Adımlar: Ne Olacak Şimdi?

Hastaneye gittiğimde, önümdeki sağlık raporunun neredeyse benim hayatım hakkında bir özet gibi olduğunu hissettim. Geceleri, günlerce düşünmüştüm: “Yaşım geldi, askerlik zamanı geldi.” Ama bir de bu kilo meselesi vardı. Benim gibiler için bu mesele her zaman dikkatli bir şekilde göz ardı edilmişti. Oysa içimde, kilolarımın beni nasıl zorlayacağını anlamak için bir an bile düşünmeden, rüyalarımda bile savaştım. O kadar çok takıldım ki, bu konuya, o gün hastanede o odanın kapısını çalmadan önce sağlıklı bir şekilde giyinip, kendimi en iyi şekilde hazırlamıştım. Aslında, o gün çok umursamadım gibi görünüyordu ama içeride başka bir ben vardı, tedirgin ve çekingen.

Kilo konusunda hep savunma mekanizmaları geliştirmiştim. Yani, “Çok kilolu değilim” derdim, ama aslında çok da fit değildim. O an içimden bir ses, “Gerçekten mi?” diye soruyordu. Hadi gel, dedi o ses, seni de tartacaklar, bakalım ne olacak? İlerledim, sağlık raporunu almak üzere adım attım. Ceketimi çıkardım, gözlerim bir anda doktorun masasına odaklandı. Nefesimi tutarak tartıya çıkmamı söylediler. Bir an duraksadım. O an ne hissettiğimi anlatamam. Kendimi beğenmemek, eksik hissetmek, bir yanda heyecanlanmak ama diğer yanda da karamsarlığa düşmek… Sanki başkaları gibi olamayacakmışım gibi, bir kenara atılacak gibi hissettim.

Tartıdan Sonra: Hayal Kırıklığı ve Kabullenme

Tartıdaki rakamı gördüğüm an, içimdeki o ses bir anda daha da yükseldi. “İşte, söyledim!” diyordu. Beklediğimden fazla çıktığını hissediyordum. Bir yanda, “Evet, belki biraz fazla ama çok da değil!” dedim kendi kendime. Ama sonra anladım ki, aslında sınırı geçmişim. “Kilo sorun olabilir, ne yazık ki askerlikte bu kadar fazla kilolu olamazsınız” gibi bir ifade duydum. O an, bütün vücudumda bir soğuk rüzgar esti. “Askerlik kaç kilo üstü alınmıyor?” sorusunun cevabı, sanki bende bir çöküş yaratmıştı. Kilolu olmanın sadece fiziksel bir şey olmadığını, aynı zamanda bu toplumdaki birçok açıdan eksiklik, eksik olma, dışlanma hissi yarattığını fark ettim. Hayal kırıklığına uğradım. Belki de aşırı duygusal oluyorum, bilmiyorum. Ama o an gerçekten sarsıldım. O kadar çok düşünmeye başladım ki, “Şimdi ne olacak? Hangi adımı atmalıyım? Geri dönüp başka bir çözüm aramalı mıyım?”

İçsel Çatışma: Kilo Meselesiyle Mücadele

Bir taraftan, “Tamam, belki kilo almış olabilirim ama bu çok büyük bir sorun mu?” diye düşünüyordum. Kendimi savunmaya çalışıyordum. Fakat diğer taraftan, toplumun hep vücut hatlarını konu alması, sürekli bir baskı yaratması, beni düşündürüyordu. Askerlik, fiziksel sınırlar ve standartlar üzerinden yargılandığı bir alan. Bunu anlayabiliyordum. Ama yine de insanın kendini çok sınırlı hissedebilmesi… Kilo problemi, sadece bedensel değil, duygusal bir yıkım da oluşturuyor. Kendisini aşması gereken insanlar için bu konuda kararlar almak oldukça zorlayıcı olabiliyor. Kayseri gibi küçük bir şehirde, toplumun ilgisi daha çok vücut ölçüleriyle şekilleniyor. Ama ya bir an bile olsa, normal olup olmadığımı sorgulayan bu dünyada ben bir eksik olmasaydım? O an içimden bir cesaret geldi, “Hayat böyle adaletli mi ki?” diye sormak istedim. Sonra, derin bir nefes aldım.

Sonuç: Kendi Yolumuzu Seçmek

O gün hastanede aldığım o rapor, sadece askerliğe yönelik bir sınav değildi. Aynı zamanda bedenimle olan ilişkimle yüzleşmemi sağladı. Kilo meselesi, her ne kadar bu yazının konusu olsa da, aslında insanın kendisini nasıl algıladığı, dünyayla nasıl ilişki kurduğu konusunda çok önemli bir işaretti. Bugün hâlâ kendi bedenimi sevme yolunda birçok adım atıyorum. Bir zamanlar aşırı duygusal ve kaygılı bir şekilde, “Askerlik kaç kilo üstü alınmıyor?” diye sorarak kaygılandığım şey, aslında bir dönüm noktasıydı. Belki o gün yaşadığım hayal kırıklıkları, sonunda bana daha güçlü bir şekilde “kendimi kabul etme” yolunu açtı.

Belki de kilolarım, beni sınırlandıran değil, bana daha fazla güç katacak bir fırsattı. Kendi bedenimi kabullenmeye başladım. Bu yolculuk hâlâ devam ediyor ama artık daha sağlam adımlarla. O zamanlar düşüncem, askerlik gibi bir sorumlulukla birleşmişken, şimdi daha geniş bir perspektife dönüştü. Kendi bedenime sahip çıkmak, fiziksel sınırlarımı aşmak ve içsel olarak daha güçlü olmak, belki de hayatın gerçeği bu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino