Göz Önünde Bulundurarak Ne Demek? Bir Günlüğün Sayfalarında
Sabahın Sessizliğinde Kayseri Sokakları
Bugün sabah uyandığımda Kayseri’nin sokakları hâlâ uykudaydı. Pencereden bakarken, hafifçe esen rüzgârla birlikte çınar ağaçlarının yaprakları dans ediyordu. Kahvemi alıp masama oturdum, elimde günlük, kalbimde bir tuhaflık vardı. “Göz önünde bulundurarak ne demek?” diye düşündüm. Belki de sadece bir ifade, ama bugün bana öyle ağır geldi ki…
Geçen hafta arkadaşım Elif, bana bir şey anlatırken “Bunu göz önünde bulundurarak karar ver” demişti. O an hafif gülmüştüm; “Ne kadar da ciddi bir tavır” diye. Ama şimdi, kendi sessizliğimde, bu sözleri tekrar düşünüyorum. Çünkü hayat bazen küçük ama çok önemli ayrıntıları göz önünde bulundurmayı gerektiriyor ve ben farkında olmadan bir sürü şeyi gözden kaçırmışım gibi hissediyorum.
Eski Günlüklerde Saklı Hatıralar
Günlüğümü karıştırırken birkaç yıl önce yazdığım bir not dikkatimi çekti. O günlerde de ben aynı Kayseri caddelerinde yürüyordum, ama hayallerim çok daha büyüktü. “Belki bir gün herkes söylediklerimi göz önünde bulundurur,” diye yazmışım. Okudukça yüzümde hafif bir gülümseme belirdi ama kalbim de sıkıştı; çünkü bazen insanın kendisini göz önünde bulundurması yetmiyor, başkalarının da bunu yapması gerekiyor.
O günkü notta küçük bir hikâye vardı: Annemle parkta otururken bana, geleceğimi düşündüğünü ve bazı kararlarımı göz önünde bulundurmak istediğini söylemişti. Ben de sinirle “Ama ben kendi yolumu çizmek istiyorum!” demiştim. Şimdi düşünüyorum da, belki annem de tam olarak “göz önünde bulundurarak” demek istedi. O an anlamamıştım ama şimdi anlamak, biraz acı, biraz umut verici bir his.
Bir Karar Anı: Göz Önünde Bulundurarak
Geçen hafta ise iş başvurusu için bir dosya hazırlıyordum. Başvuru şartlarını okurken bir cümle vardı: “Başvurunuzu yaparken tüm kriterleri göz önünde bulundurun.” O an kalbim bir an durdu gibi hissettim. İşte tam da bu noktada, göz önünde bulundurarak ne demek sorusunun canlı bir örneğiyle karşılaştım. Her küçük detayı, belgeleri, tarihleri, şartları hesaba katmak gerekiyordu.
Dosyayı hazırlarken kendi kendime konuşuyordum: “Ya bir şeyi atladın mı?” İç sesimden gelen cevap ise soğukkanlıydı: “Her şeyi göz önünde bulundurarak ilerle.” İşte o an, hem heyecan hem korku bir aradaydı. Hayal kırıklığına uğramak istemiyordum, ama bir yandan da her şeyi eksiksiz yapmanın getirdiği tatlı bir gerginlik vardı.
Parkta Yalnız Bir Akşamüstü
Akşamüstü, parkta yalnız yürüyordum. Yapraklar sararmaya başlamış, hafif bir rüzgâr yüzüme çarpıyordu. Elimdeki telefonla eski mesajlarıma bakarken birden Elif’in “Bunu göz önünde bulundurarak yap” mesajını gördüm. Gülümsedim, ama gözlerim doldu. Hayat bazen öyle bir hızla ilerliyor ki, küçük ayrıntıları göz önünde bulundurmazsanız, kaybolup gidecekmiş gibi hissediyorsunuz.
Ben: “Belki de biraz fazla düşünüyorum.”
İç sesim: “Ama duygularını göz önünde bulundurmak da önemli.”
O an fark ettim ki, göz önünde bulundurmak sadece mantık işi değil; aynı zamanda duygulara, insanlara, geçmişe ve geleceğe dair bir sorumluluk.
Göz Önünde Bulundurarak İleriye Bakmak
Parkın sonunda banka oturdum. Kayseri’nin akşam ışıkları yavaş yavaş yanmaya başlamıştı. Bir yandan hafif bir huzur, bir yandan belirsizlik vardı içimde. Geçmişte yaşadığım hayal kırıklıkları, kaçırdığım fırsatlar, tüm küçük anılar göz önünde bulundurulduğunda bana bir şey öğretiyordu: Hayatın her kararında farkında olmak, hem kendine hem başkalarına saygı göstermek demek.
O gece günlüğüme şunları yazdım:
> Bugün öğrendim ki, göz önünde bulundurmak sadece bir kelime değil; bir yaşam tarzı, bir sorumluluk, bir his. Hem heyecanı hem korkuyu, hem hayal kırıklığını hem de umudu içine alıyor.
Ve öylece oturup düşündüm, belki de herkesin kendi hayatında bir noktada “göz önünde bulundurarak” karar vermesi gerekiyor. Çünkü farkına varmadan attığımız her adım, bizden sonra gelenleri etkiliyor.
Son Düşünceler
Bugün bir kez daha fark ettim: göz önünde bulundurarak ne demek sorusunun cevabı, yalnızca sözlük anlamında değil. Hayatta, sevdiklerimizle olan ilişkilerimizde, kendi kararlarımızda, küçük ya da büyük seçimlerimizde hep bu ifade bir rehber gibi olmalı.
Kayseri’nin sessiz gecesinde, elimde günlük, içimde karmaşık ama sıcak bir hisle yazımı bitiriyorum. Hayat, göz önünde bulundurmayı öğrenmekle biraz daha yaşanabilir, biraz daha anlamlı hale geliyor. Ve ben, 25 yaşımda, duygularımı saklamadan, küçük sevinçler ve hayal kırıklıkları arasında, bunu öğrenmeye devam ediyorum.